Şükrüpaşa Mahallesi Muhtarı Esra Akgün Yılmaz:

“Muhtarlık Hayatın Tam Ortası”

Şükrüpaşa Mahallesi Muhtarı Esra Akgün Yılmaz, yalnızca bir idari görev yürütmediğini; çocuklardan yaşlılara, kadınlardan öğrencilere kadar mahallenin her kesimine dokunan bir anlayışla çalıştığını vurguluyor.

Yılmaz,
“Muhtarlık sadece imza atılan bir yer değil. Burası hayatın tam ortası”
sözleriyle görev tanımını özetliyor.


“Edirne’nin Bir Kızıyım”

1978 yılında Edirne’de doğan Esra Akgün Yılmaz, kendisini “Edirne’nin bir kızı” olarak tanımlıyor. Sporcu kimliğiyle başlayan yaşam yolculuğunu bugün kamu hizmetiyle sürdüren Yılmaz, disiplinli yaşam anlayışını spor yıllarına borçlu olduğunu ifade ediyor.

Milli sporculuktan milli takım antrenörlüğüne uzanan kariyerinde, ay-yıldızlı bayrağı temsil etmenin kendisine büyük bir sorumluluk bilinci kazandırdığını dile getiriyor.

“Muhtarlık Çocukluk Hayalimdi”

Muhtarlık hedefinin ani bir karar olmadığını, bu görevin çocukluk hayali olduğunu vurgulayan Yılmaz, emeklilik sürecinin ardından Şükrüpaşa Mahallesi için sahaya indiğini belirtiyor.

Seçim döneminde yürüttüğü çalışmayı şu sözlerle anlatıyor:

“Bu da yetmez dedim. Yedi bin kapının zilini çaldım. Her haneye girdim, kendimi anlattım. İnsanların gözünün içine bakarak destek istedim.”

Bu sürecin güçlü bir birliktelik yarattığını ifade eden Yılmaz, mahalle halkının verdiği desteğin kendisini muhtarlığa taşıdığını belirtiyor.

Bugün de sahada olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Yılmaz,
“Muhtar olmadan önce de mahalledeydim, olduktan sonra da mahalledeyim”
diyor.

Baba Mirası Bir Sorumluluk

Yılmaz’ın muhtarlık anlayışının temelinde aileden gelen güçlü bir miras bulunuyor. Babasının Türkiye’nin en genç muhtarlarından biri olarak 30 yıl görev yaptığını hatırlatan Yılmaz,
“Ben muhtarlığın içine doğdum” diyor.

Köy muhtarlığında büyümenin insana dokunmayı öğrettiğini belirten Yılmaz, bugün Şükrüpaşa’da da aynı anlayışı sürdürdüğünü ifade ediyor:

“Bir çocuk geldiğinde su içebilmeli. Karnı açsa yemek yiyebilmeli. Muhtarlık yaşayan bir yer olmalı.”


Mahalle Huzuru En Temel Öncelik

Şükrüpaşa Mahallesi’nde yürütülen tüm çalışmaların merkezinde “huzur” olduğunu vurgulayan Yılmaz, mutlu bir mahallenin her sorunu daha kolay çözdüğünü söylüyor.

Özellikle çocuklar ve yaşlılar için ayrı bir hassasiyet gösterdiklerini belirten Yılmaz,
“Onların huzuru bizim en büyük artımız” diyor.

Yaşlı mahalle sakinlerinin resmi işlemlerde zorlanmaması için muhtarlığın bir rehber noktası haline geldiğini ifade eden Yılmaz,
“İşleri varsa önce bize geliyorlar. Yol gösteriyoruz, doğru yere yönlendiriyoruz”
sözleriyle muhtarlığın güven kapısı olduğunu vurguluyor.


Bölünme Sonrası Daha Hızlı Hizmet

Şükrüpaşa’nın geçmişte Edirne’nin en büyük mahallelerinden biri olduğunu hatırlatan Yılmaz, artan nüfusun mahalleyi üçe bölünmeye zorladığını ifade ediyor.

Bugün yaklaşık 16 bin nüfusa sahip Şükrüpaşa Mahallesi’nin hâlâ Edirne’nin büyük mahallelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, bölünmenin hizmetleri hızlandırdığını söylüyor.

Eğitim kurumları, kreşler, geniş yeşil alanlar ve spor alanlarıyla mahallede güçlü bir altyapı bulunduğunu dile getiren Yılmaz, parkların yenilenmesi ve sosyal alanların iyileştirilmesi çalışmalarının sürdüğünü aktarıyor.

Parklar ve Kent Lokantasıyla Yeni Yaşam Alanları

Şükrüpaşa Gölet Parkı’nda hayata geçirilen düzenlemelerle mahallenin önemli bir yaşam merkezine kavuştuğunu belirten Yılmaz, kent lokantası, spor alanları ve yürüyüş parkurlarıyla parkın her yaştan vatandaşa hitap ettiğini söylüyor:

“Burası sadece Şükrüpaşa’ya değil, tüm Edirne’ye hitap eden bir yaşam alanı.”


Su Krizinde 24 Saat Sahada

Son dönemde yaşanan su kesintileri sürecinde muhtarlığın 24 saat sahada olduğunu vurgulayan Yılmaz,
“Uykusuz günlerimiz oldu ama değdi” diyor.

Kriz boyunca mahalle sakinlerinin kendisine günün her saati ulaşabildiğini belirten Yılmaz, bugün itibarıyla mahallede ciddi bir su sorunu kalmadığını ifade ediyor.

Ulaşım Sorunları Gündemde

Şükrüpaşa Mahallesi Muhtarı Esra Akgün Yılmaz, mahallede yaşanan en önemli sorunlardan birinin toplu taşıma olduğunu belirterek, otobüs seferlerinin yetersizliği ve ring hatlarının eksikliğine dikkat çekti.

Yılmaz, araçların duraklara geliş süresinin uzun olduğunu, birçok noktaya ulaşım için iki otobüs değiştirmek zorunda kalındığını ifade ederek, özellikle Cumartesi pazarına ulaşımın çift aktarmayla sağlanmasının mahalle sakinleri için ciddi bir mağduriyet yarattığını söyledi.

Bu nedenle ring seferlerinin artırılması talebini, muhtarlığa geldiği ilk günden itibaren ilgili kurumlara ilettiğini belirtti.

Sorunun yalnızca Şükrüpaşa’ya özgü olmadığını vurgulayan Yılmaz, mahallenin nüfus yapısının büyük bölümünü emekliler ve 65 yaş üstü vatandaşların oluşturduğunu, bu grubun toplu taşımada daha fazla zorlandığını dile getirdi.

Artan ekonomik koşullar nedeniyle vatandaşların daha uygun ve erişilebilir ulaşım hizmetine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Yılmaz, çağrılarını Edirne Belediyesi Ulaşım Hizmetleri ile Serhat Birlik Yönetimi’ne yineleyerek, mahalleye toplu taşıma hizmetinin daha rahat ve sürdürülebilir şekilde sunulması gerektiğini söyledi.


Tapu Kayıtları Şükrüpaşa Muhtarlığı’nın İş Yükünü Artırıyor

Şükrüpaşa Mahallesi Muhtarı Esra Akgün Yılmaz, muhtarlıkta yaşanan yoğunluğun temel nedenlerinden birinin tapu işlemlerinden kaynaklandığını belirtti.

Mahalle sınırları net olmasına rağmen tapu kayıtlarında yaşanan uyumsuzlukların ciddi iş yükü oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, Şükrüpaşa Mahallesi’nde tarla veya arsa bulunmamasına rağmen, Cumhuriyet ve Atatürk Mahalleleri sınırlarında yer alan tarım arazilerine ait ÇKS belgeleri ve taahhütnamelerin hâlâ Şükrüpaşa Muhtarlığı üzerinden yürütüldüğünü, tapularda Şükrüpaşa ismi yer aldığı sürece mühür ve imza işlemlerinin kendilerinde yapıldığını ifade etti.

Bu durumun vatandaşları da sürekli muhtarlığa yönlendirdiğini belirten Yılmaz, tapu ve belediye arasında iş birliği sağlanarak mahalle isimlerinin tapu kayıtlarında güncellenmesi gerektiğini vurguladı.

Kütüphane ve “Bacasız Fabrika”

Şükrüpaşa Mahallesi Muhtarı Esra Akgün Yılmaz, muhtarlığın yalnızca fiziki hizmetlerle sınırlı olmadığını, asıl önceliklerinin insana dokunmak olduğunu vurguluyor.

Bu anlayışla hayata geçirilen mahalle kütüphanesinin tamamen bir dayanışma ürünü olduğunu belirten Yılmaz,
“Burası sadece ders çalışılan bir yer değil; sınavlara hazırlanan çocuklarımızın, özel gereksinimli evlatlarımızın ve çalışan annelerin çocuklarının nefes aldığı bir alan” diyor.

Mahalle sakinleri ve hayırseverlerin desteğiyle kurulan kütüphanede, ortaokuldan üniversiteye uzanan süreçte öğrencilere kaynak kitap ve etüt desteği sağlanıyor.

Kadınlara yönelik çalışmaların ise “Bacasız Fabrika” projesiyle üretime dönüştüğünü ifade eden Yılmaz, kurulan atölyede kadınların esnek çalışma düzeniyle gelir elde ettiğini söylüyor.

“Her kadın kendi mesaisini kendi belirliyor. Evini, çocuğunu ihmal etmeden üretime katılıyor” diyen Yılmaz, haftalık düzenli ödemelerle kadınların hem ekonomik hem de sosyal olarak güçlendiğini vurguluyor.

İlk etapta 60 kadının yer aldığı projeyle, mahallede adım adım “dumansız, bacasız bir fabrika” kurulduğunu belirten Yılmaz, mahallede yürütülen tüm sosyal projelerde olduğu gibi burada da eğitimi ve gelişimi merkeze aldıklarını özellikle vurguluyor.


“Ben Kadın Muhtar Değil, İnsan Olarak Ön Plandayım”

Kadın muhtar olmanın ötesinde insan odaklı bir anlayışı benimsediğini vurgulayan Yılmaz, görev tanımıyla sınırlı kalmadığını söylüyor:

“Bir gün bahçeyi süpürürken görürsünüz, bir gün çöp toplarken… Çünkü ben her alana dokunmak istiyorum.”

Güçlü bir aile yapısına sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, ailesinin desteğinin bu yoğun tempoyu mümkün kıldığını ifade ediyor. Kültürel değerlere bağlı bir yaşam sürdüğünü belirten Yılmaz,
“Kültür yaşanarak aktarılır” diyor.

Şükrüpaşa Mahallesi Muhtarı Esra Akgün Yılmaz, her sabah muhtarlığın kapısını şükürle açtığını belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:

“İyi ki Şükrüpaşa, iyi ki mahallem, iyi ki komşularım. Onlara layık olmak için hiç yorulmuyorum.”